Yıllardır önünden geçmeye bile imtina ettiğim mezarlığın kapısındaydım. Yedi yıl önce babamı uğurlamak için geldiğim bu yere, yedi yıldır bayram arifelerinde bile gelmemiştim Yaşamında bile iletişimim yoktu ki zaten kendisiyle. O otoriter duruşu ile yarım saatlik aramamın ardından bulduğum mezar taşı arasında, göğsünün genleşip sönmesi haricinde hiçbir fark yoktu. Aynı duygusuz ifade, aynı soğukluk. Tereddüt ederek dikildim...
dahası...


"Hoşgeldin." "Hoşbulduk. Oturuyor musun hala?" dedi anahtarlarını masaya fırlatırken. "Evet, nasıl geçti?" "Çalıştım, para kazandım. Senin gibi yatmıyorum en azından" dedi sitem edercesine. "Ben de çalışıyorum, yani bazen." "Ne tembel herifsin lan!" "Tembel falan değilim, ne alakası var?" "Tembelsin tabii, akşama kadar şu bilgisayarın...
dahası...


"Güneşin doğuşu ne kadar mucizevi değil mi?" dedi kız, oturduğu bankta, kafasını oğlanın omzuna yaslayıp kısılan gözleriyle doğan güneşe bakarken. "Ne bakımdan?" dedi oğlan ilgisizce. Sanki her şey yeniden başlıyormuş gibi." "Başlayıp biten bir şey yok, doğan ve batan da. Sadece dünya olağan ritüelini tamamlayıp başladığı noktaya dönüyor,...
dahası...


* Her şey hakkında bir şey mi, bir şey hakkında her şey mi? * Kendini hiçbir şeyde yeterli hissetmemek duygusunu iyiye yorabilir miyiz? * Kendini sınıf birincisi olan komşunun çocuğuyla mı yoksa notları kötü olan komşunun çocuğuyla mı kıyaslamak daha doğrudur? * Aşk; satranç mıdır yoksa tavla mı? * Meslekten keyif almak mı, keyif aldığın şeyi meslek edinmek mi? * Olimpiyat stadında ilgisiz yüz binler mi, küçük bir sahnede coşkulu...
dahası...


Yurttaşlarım, ilk şarkı olarak Kesmeşeker - Her Şey Sermaye İçin Sevgilim'i uygun gördük. Birisi "hadi yapıyoruz!" demedikçe bu iş uzayacağı için biraz tepeden inme olmak zorunda oldu. Ayrıca kayıtlar için stüdyoya girmeyi planladığımız için; girmişken birkaç parça kaydedelim diye düşünerek en az üç çocuk, pardon şarkı seçelim dedik. İlk şarkımız Kesmeşeker - Her Şey Sermaye İçin Sevgilim. Diğer ikisi için teklifleri almaya devam...
dahası...


Üzülerek belirtmek zorundayım ki ilk kayıtlarımız malesef çöp oldu. Çok uğratım, dedim yeterli değilim herhalde, bilen birine gönderdik, o da olmadı. Stüdyo kalitesinde rap kayıtları yapan, miksler yapan arkadaşa gönderdik, o da işin içinden çıkamadı. Yani bu kadar zaman, hep kaydı adam etmeye uğraştık ama metronomlar, rtimler, kısacası hiçbir şey birbirini tutmuyordu. Çok üzüldük vazgeçerken yalnız elden başka da bir şey gelmedi.  Tekrardan...
dahası...


“Halil!” “Oo hoş geldin Bora, ben de seni bekliyordum.” “N’apıyorsun burada Halil?” “Gayet açık değil mi kardeşim? Vedalaşıyorum işte.” “Saçmalama oğlum ne vedalaşması? Gel, in şu trabzanlardan.” “Biz ne zamandır arkadaşız Bora?” “Yahu ne alakası var şimdi? İn şuradan!” “Bağırma bana! Soruma cevap ver!” “Onbeş yıldır kardeşim.” “Onbeş...
dahası...


Blogger tarafından desteklenmektedir.