Denize olan ilgisizliğim düzgün bir vücudum olmamasından diye düşündüm hep, doğru olma ihtimali de oldukça yüksek yalnız bir ihtimal daha var bugün aklıma gelen, ne mi?

Yirmi dört yaşımın yarısından fazlasını bitirdim, yirmi beş yaşımın dolmasına yaklaşık dört ay var ve ben kendimi bildim bileli aşık olurum. Ayran gönüllü değilim, aşık olunca öyle ölesiye falan oluyor ve bir sonuca bağlamadan da geçmiyor, başkasına da yönelmiyorum. En azından şimdiye kadar öyle oldu.

Ve bu gönül meselelerimde de karekterimi oluşturan anti sıradanlık hakimdi. Dibine kadar yaşadım kimi sevdiysem. Kâh çocuk aklımla şiirler yazdım, kâh gecenin bir yarısı kek yapıp kapısına dayandım, kâh imkanlarımı zorlayıp şehir değiştirdim vs. Hep şaşırtmaya çalıştım sevdiğimi. Başarılı olduğum zamanlar da oldu, çuvalladığım zamanlar da.

Gelelim deniz meselesine. Ben şimdiye kadar hiç mavi gözlü birine vurulmadım. İlginç değil mi? Hiç karşıma aşık olacağım mavi gözlü birisi çıkmadı. İş bu yüzden sanırım denizin karşısına geçip o gözleri ararcasına uzun uzun denizin maviliğine bakmadım ya da göremediğim zamanlarda avunmak için denize sığınmadım. Yani deniz kimseyi getirmedi aklıma benim, kimsenin gözü gözümde canlanmadı denize bakınca. Dolayısıyla deniz hiç bir zaman etkilemedi beni o kadar.

Yeşil etkiledi beni hep, kahverengi. Orman yani, doğa. Annem yeşil gözlüdür ve her erkek çocuğu gibi tanıdığım ilk kadın olmasından kaynaklı ilk aşktır anne. Onu mu aradım acaba ormanlardaki yeşilde. Doğanın etkileyiciliği annemin gözlerinden mi gelir acaba? Yani insanların denize baktığında hissettiklerini, ben ormanlara baktığımda hissediyorum ya da en azından onların bahsettikleri hisleri.

Ormanlardaki kahverengilikler ise şimdiye kadar kapıldığım kızları çağrıştırıyor olabilir diye düşündüm bir de. Ne de olsa beyin bu, nereden neyi çağrıştıracağı belli olmaz. Saçmalıyor olabilirim ancak doğru olma olasılığı üzerinde duruyorum şu an.

Kim bilir, belki bir gün mavi gözlü bir sevgilim olur, karım olur, kızım olur, o zaman deniz tutkum başlar.


2 Comments

KavrukSusam dedi ki...

mavi gözden hayır gelmez,sen elaya yeşile devam et bence :P
bence güzel bir bağlantı kurmuşsun.
benim de hiç mavi gözlü sevgilim olmadı ve bundan mıdır bilmem ''illede deniz '' demedim hiç.

yufkayureklikelgobekli dedi ki...

Kahverengi de olur, renge o kadar takılmamak lazım, güzel baksın yeter :) Mavi göz ve denizin mutlaka bir bağlantısı olması lazım, mutlaka! Mesela annem deniz kenarında büyümemiş ama denizi seyretmesini bile çok sever. Babasının gözleri masmaviydi, bağlantısı olabilir.

Blogger tarafından desteklenmektedir.