İnsana hedef lazım. Evet, tüm insanlığı kurtarmak da bir hedef, ancak insanlar doğrudan etkilendikleri mevzular üzerine daha çok eğiliyor, daha fazla çözüm üretmeye çalışıyor. İklim değişikliğini önlemek ya da etkilerini azaltmak istiyordum zaten ancak adım atmak için hiç acele etmiyordum, seni tanıyana kadar. Şu anda istiyorum ki beklenmedik yağmurlarda ıslanma, UV ışınları sana ulaşmasın, kaliteli hava solu, başına dolu değmesin....
dahası...


“Yapamıyorum” diye bir şey yok, “yapmak istemiyorum” var! İstersen matematiği de yaparsın resmi de. İkisine de mesai harcaman gerekiyor. Peki mesai harcamak istiyor musun? Tüm mesele burada. Motivasyonun neler? Günümüz şartlarında aslında para iyi bir motivasyon ama yeterli mi? Esnek çalışma saatleri? Freelance? Kafana göre işe gidip gitmeme kararı? Canın istemediğinde çalışmama? Tembellik hakkı? Bunların hepsine sahip olsan...
dahası...


Düşünsene, gözünü bir açıyorsun, sana benzeyen ama senden çok daha büyük yaratıklar var etrafında. Neyin ne olduğunu kavramaya başlıyorsun, senin gibi kafası karışık yüzlerce kişi ile aynı yere tıkıyorlar seni. Eline kalem kağıt verip koşturuyorlar. Yıllar önce yapılan savaşları, ölümleri, yıkımları anlatıyorlar, kafa karışıklığın artıyor. Ne olduğunun farkına varmadan koşuyorsun. Durduğun an tökezleyeceğin için duramıyorsun...
dahası...


Yanılgıya düştüğümüz ya da üzerine düşünmediğimiz mevzulardan birisi de icatlar ve mucitleri sanırım. Örneğin telefon. Graham Bell icat etmiştir değil mi? Mutlaka yıllarca araştırma yapmış, çalışmalar, prototipler, deneyler... Birden bire ortaya çıkmadığını hepimiz zaten biliyoruz. Benim yaklaştığım nokta biraz farklı. O telefon, insanoğlunun,...
dahası...


Rahatsızım! - Sürdürülebilir yaşamı savunduğunu iddia edip her sene telefonunun modelini yükselten kesimden rahatsızım. Sürdürülebilir bir yaşam asgari düzeyde ihtiyaçlarını karşılama ile mümkündür, sosyal medyadan makale paylaşmak ile değil. - Saçma sapan sitelerden "organik" ürün alarak sürdürülebilir bir yaşam sürdüğüne inanan insanlardan rahatsızım. Bir kilo domatese 10 lira vermek değildir sürdürülebilir yaşam. Ya da üzerinde...
dahası...


Rahatsızım... Sanatın, bilhassa sahne sanatlarının göklere çıkarılmasından rahatsızım. Tiyatrocuların, müzisyenlerin, ressamların insan üstü bireylermiş gibi gösterilmesinden rahatsızım. Bir tiyatrocu neden su tesisatçısından üstün olmalı ki? Nedir onu ayrı kılan? İkisi de para kazanmak için mesleğini icra eden kişidir en nihayetinde. Yetenek? Tiyatro da, müzik de, su tesisatçılığı da, kaportacılık da öğrenilebilir meslek...
dahası...


Hayat her zaman seçim yapma zorunluluğu mu sunar insana? - İki gönlün bir olduğunda seyran olan samanlıklar, samanın Bulgaristan'dan ithal edilmeye başlanmasıyla yıkıldı. - Çeşme başlarında buluşma da yalan artık. Her çeşme başı bir Starbucks, bir Gloria Jean's. - Dere kenarları artık rekreasyon alanı, akbil basmadan giremezsin! - Söğütleri hep kesmişler. Şezlonglar, şemsiyeler kiralık. - Yollar uzun, atlar aç. Ot koymamışlar...
dahası...


Blogger tarafından desteklenmektedir.