Oğlan olmanın masumiyetini tad(a)mamış bir çok erkek var ortalıkta. Toplum adı verilen suni pislik çukurunda bir lanet gibidir oğlan olmak. Eril bireyler bir an önce erkek olmalıdır bu düzende, bu utançtan bir an önce kurtulmalıdır.

Bir oğlan neden kol saatine heves eder? Ne işi olur ki zamana hükmetmekle?Ne işi olur ki saatin gecenin üçü olmasıyla? O saate kadar uyu(ya)mayan erkeklerin işine yarar o saat sadece. Saatin beş buçuk olması, sadece mesainin bitmesini bekleyen erkekler için anlamlıdır. Oğlan akşam ezanında evdedir, bitti.

Oğlanları sünnet olmaya ikna ederken "erkek" olmanın önkoşulu olduğu söylenir sünnet olmanın. Böylelikler erkek olmanınönemi büyüklerce de böyle bir duygusal baskı ile yinelenir.

Neden acele eder ki bir oğlan erkek olmaya? Ne cazibesi vardır, önünde uzanan upuzun oğlanlık masumiyeti varken? Cevabı zaten cazibe değil, toplum.

Aynı pislik çukuru dişil bireylere ise tam aksi şekilde davranır. Toplumun oğlanlığa yaklaşımı, kadınlığa yaklaşımıyla aynıdır. Bir kız, babasının/abisinin egemenliğinden çıkıp kocasının egemenliğine girene kadar kız olarak kalmalıdır.

Oğlanın erkek olma çabasından dolayı heves ettiği kol saati yerine kız da kadınlığa heves ile makyaja heves eder. Oğlanın saat istemesi masum bir istek olarak karşılanır ve kol saati isteği desteklenirken kızınki kınanır, yaşına uygun olmadığı söylenir. Makyaj ne kadar yaşa uygun değilse, kol saati de o kadar değildir. Çünkü oğlanın erkekliğe evrilmesini mutlu gözlerle izleyen aile bireyleri, kızların kadınlığa evrilme sürecini kaygıyla izlerler.

Kızın adın olmasının aile bireylerinde yarattığı kaygı ise kızın yuvadan ve başka erkeği egemenliğine girmesi. Yani görünen sebep budur. Aslında bu hafif olan sebep. Bunun için kaygılanıyor gibi görünseler de bunu içten içe, can-ı gönülden isterler. Onların asıl kaygılandıkları; başka bir erkeğin egemenliğine girmeden kadın olması. Bayrağı devredecekleri erkeğe mahcup olmak ya da bayrağı devredememek. Çünkü onların gözünde kızlarını, devlet yasalarıyla tasdik edilmiş başka bir erkeğe törenle devretmek asli görevleridir. Oğlanı ise bu törenden önce erkek yapmak.

İşte bekar bir kadına bu pislik çukurunun kadın diyememesi bundandır. Bayan kelimesinin yaygınlaşması bundandır. Bir kızın kadın olabilmesi için herkese törenle ilan edilmelidir. Yasal ve dini kurallar dahilinde kadın olmalıdır bir kız.  Aksi durumda ayıplanır, kınanır, hatta bazı çevrelerde ölüme varan cezalar ile cezalandırılırken oğlanın erkek olması için ellerinden gelen her şeyi yaparlar.

Hangi yaş ve aşamaların ardından kızların kadınlığa, oğlanların erkekliğe geçmesinin doğru olduğunu tayin edemem, ancak her yaşın kendince güzelliği vardır. Hepsini ayrı ayrı yaşamalı ve sıfatlara takılınmamalı. Ne oğlanların erkek olmak için, ne kızların kadın olmak için belli kuralları yerine getirmesi zorunludur. Bir yanlış var ise ikisi için de vardır, doğru da aynı şekilde.

Cinsel organ farklılığı kimseye ayrıcalık tanımaz.


7 Comments

Adsız dedi ki...

Kol saatinin erkeklikle alakası nerden yahu? Zamanı daha rahat gözlemleyebilmeyi yaşından ve cinsiyetinden bağımsız herkes istemez mi?

yufkayureklikelgobekli dedi ki...

Onu bi simge gibi düşün, tarafsız bakacak olursak bir çocuğun saatle, zamanla ne işi olur?

Atakan Yener dedi ki...

ohoo ülkemiz bu levelda gizli kapı bulup bölümü geçti sayın yufka yürekli.. şimdi daha zor seviyelerdeyiz.. örnekse, hamile görünce onun seks yapmış olduğu geliyor akıllara.. acaba hangi pozisyonları denediler filan diye düşünmeden edemiyor bağzı "erkek"ler..

Abdullah Kara dedi ki...

Ataerkil düzenin ve din denen şeylerin doğurduğu sonuçlar bunlar...

yufkayureklikelgobekli dedi ki...

@Atakan: Hacı şifre mi yazıyolar ne yapıyolar anlamadım. Cebren ve hile ile götürüyolar işi. Amk sapıkları!

@Abdullah: Aynen üstadım.

Erinç Durlanık dedi ki...

Dibine kadar katılıyorum, şahane yazmışsın. Harbiden öyle, saat konusunda ne demek istediğini de anlıyorum. Ama bizim çocukluğumzuda veya oğlanlığımızda saat kronometre gshock veya ailenin varlıklı olmasına göre televizyon kumandası olmasından öteye gitmeyen oyuncaklardı. saygılar.

yufkayureklikelgobekli dedi ki...

Çünkü her ne kadar erkek olmaya çalışsak da oğlandık. Erkek oyuncaklarını da oğlan gibi oynardık. Saygılar benden.

Blogger tarafından desteklenmektedir.