Evet Tavşanlı'da da miyadımı doldurdum sanırım artık. Zaten son maçta da berabere kaldık, hiç bir şeye yaramadı. Neyse futbol muhabbetini bir önceki başlıkta yaptık bitti. Başlamadan önce şu şarkıyı bir dineltmek isterim, İzmir'de Kençal, ben, Uras çalmıştık, hala severek dinliyorum.



Şarkı Anima'nın sizin de görebileceğiniz gibi. Şimdilerde solist ablamız kendi adıyla devam ediyor müziğe (Ceylan Ertem) ve hala çok güzel söylüyor. Bir yerlerden bulup buluşturup dinleyin.

Madem müzikten girdik devam edelim. Bu akşam (umarım yetişebilirim) Kesmeşeker konseri var. 21:30'da başlayacak denmiş ama umarım yarım saat sonra falan başlar. Yetişebileceğim garanti değil ama tüm şartlarımı zorluyorum. Cenk Taner'i bir kez daha canlı görme fırsatı çok sık ele geçmiyor. Gerçi ekimde yeni albümleri çıkıyormuş, bu da çok güzel bir haber. En son 2004'te çıkarmışlardı Kum albümünü. Kesmeşeker geçen senelerde daha taşaklı bir grup halindeydi. Basta MŞŞ, gitarda Karapaks'tan (eskiden de Mavi Sakal'daydı, dağıldıktan sonra Karapaks'ı kurdu) Kaan Altan, davulda da Cengiz diye bir abimiz vardı, başka bir yerden bilemedim.

MŞŞ kendi başına tapılası insanlardan birisidir, Cenk Taner'den sonra :) Şimdilerde MŞŞ Kargo'ya geri döndü, Mirkelam'ı da bünyelerine alarak ve Serkan ile Koray'ı yollayarak devam ettiler yollarına. Eski Kargo kalmadı tabi MŞŞ'nin ardından. Beraberliklerindeki son albüm Yıllar Sonra idi ve o albümdeki şarkıların bir çoğu yine MŞŞ'ye aittir. Zaten Kargo'nun dinlenilesi şarkılarını yaratan insan MŞŞ'dir. Neyse uzatmayalım da MŞŞ gidince Kargo Ateş ve Su adında (bence) Kargo'nun en dandik albümünü yayınladı. Sonrasında da şarkı yapan insan kalmayınca cover albümü yayınladı, o da rezildi gayet. Tamam şimdi şarkı yapacak insanları geri geldi ancak bu sefer de Koray'ın o puslu sesi olmayınca yine bir şeyler eksik kaldı. Zaten tarzlarını da değiştirdiler. Yine de Koray mı yoksa MŞŞ mi derseniz tabii ki MŞŞ derim, yanlışını bile kabul ederim, her türlü he zaman saygı duyarım. Götlüğü yapan Koray'dı zaten ilk ayrılmalarında. Serkan da oldum olası bir "artiz" gelirdi, ısınamamıştım. Onlar da şimdilerde maSKot diye bir grup oluşturup yollarınadevam ettiler, kayıtları da Seattle'da yaptılar, dinlemedim. Bir ara bakacağım onlara da. Bu anlattıklarımın gerçekleşmesi geçen yıl olmuştu, ancak fırsat bulup yazıyorum ya da aklıma daha yeni geldi.

Kesmeşeker ise Cenk Taner'in solo albümü dahil yedi albüm yayımlamıştır. Cenk Taner'in ise bir adet Andıran Otu adında kitabı mevcut (o kitap bende de vardı hem de MŞŞ, Cenk, Kaan imzalı taa ki arkadaş okuma amacıyla alıp kaybedene kadar) Cenk Taner o kitabı "şarkılaştıramadıklarım" olarak nitelendiriyor. Hakkaten de okurken Kesmeşeker dinler gibi oluyorsunuz. Eğer Kesmeşeker'i bol bol dinlediyseniz zaten kitabı okurken siz de o duyguya kapılırsınız. Zamanında şurada incelemesini yapmışım.

Kitap ekstra tabii, albümleri dinlerken aldığım hazzı başka müziklerden o kadar almadım heralde. Bir de Gevende var o kadar severek dinlediğim. Bağrıma basasım gelen gruplardan. Gevende de Türkiye'nin başına gelmiş en başarılı, yaratıcı ve mükemmel gruplardandır. 2000'de kurulup 2002'de Gevende ismini almış. Saykodelik Folk olarak nitelendirmişler tarzlarını ilk başta ancak onların yaptığı müziğe "Doğaçlama Folk" demek daha akla yatkın geliyor. Şarkılarındaki sözler tamamen doğaçlama gidiyor. Herhangi bir şey anlatmıyorlar. Şimdiye kadar iki albüm yayımladılar. İlk albümlerinde muhteşem bir başarı yakaldılar her ne kadar sizin kulağınıza çalınmamış olsa da Nepal'den Fransa'ya uzanan bir yolculukları oldu ve o süreçte çok güzel işler başardılar. Misal Fransız doğaçlama/Soundpainting grubu olan Balbazar ile turne yaptılar ve takdire şayan bir konser dizisi idi. Ben göremedim :'( Soundpainting ne diye soranınız olabilir, ben de işin uzmanı değilim, Gevende'den sonra öğrendim bu kavramı, şuradan öğrenebilirsiniz. Böyle başarılı işlerinin ardından 2. albümleri olan Sen Balık Değilsin ki isimli albümlerini yayımladılar ve kendilerinin söylediğine göre ilk albüm sonrasındaki deneyimlerini bu albüme katmışlar. İlk dinlendiğinde ilk albümlerinin tadını vermiyormuş gibi görünse de dinledikçe ilk albümlerinden aşağı kalır yanı olmayan bir albüm yaptıkları aşikar. Uzun lafın kısası Gevende de Kesmeşeker gibi lezzetli ve keyifle dinleyebileceğiniz gruplardandır.

İşte sevgili okur eğer akşamdan önce Ankara'ya varırsam bu kadar yüce olan Kesmeşeker grubunu bir kez daha canlı dinleyebileceğim. Çok nadir olur Kesmeşeker konserleri, dolayısıyla çok değerlidir. Ayrıca Onor Bumbum konseri de var aşağı yukarı aynı vakitlerde. Olur da Kesmeşeker erken biterse ona da yetişmeyi çok isterim. O da son sıralar keşfettiğim ve hakkaten keyifle dinlediğim insanlardandır. Türkiye müzik konusunda çağ mı atlıyor ne?

*Her gruptan örnekler vermek isterdim lakin puştluk olsun, uğraşın bulun diye ne video ne de ses kaydı koydum ^_^ merak ederseniz bir göz atın.


2 Comments

yaş tahta dedi ki...

Kaçırmak üzücü olur, kaptanın yolu Ankara kıyılarına zor düşüyor. En son 3 yıl önce ODTU konseri için gelmişti. Geç bile kalınsa dahil olunan yerden devam...

yufkayureklikelgobekli dedi ki...

Aynen öyle ben de en son ODTU şenliğinde dinlemiştim, sonra da rock şenliğini düzenleyenler "vay efendim Kesmeşeker'in yıllık konser dizisi olmuşta, yok efendim herkes rock şenliğini Kesmeşeker konseri olarak biliyormuşta" diyerek sonraki senelerde getirmediler. Anca yetişmeyecek gibi duruyor :/

Blogger tarafından desteklenmektedir.